TARİH VE MEKÂN

20 Mayıs 21.00, Atatürk Kültür Merkezi, Oda Tiyatrosu
21 Mayıs 18.30, Atatürk Kültür Merkezi, Oda Tiyatrosu

ANKARA DEVLET TİYATROSU

  • Yazan: Güner SÜMER
  • Yöneten: OLCAY POYRAZ
  • Dekor: Ethem ÖZBORA
  • Kostüm: Yıldız KÖSE
  • Işık: Ekrem KARADAĞ
  • Ud: Çinuçen TANRIKORUR
  • Efektler: Mehmet TURGUT
  • Oyuncular: Mahpeyker, Maral ÜNER
  • Sesler: Kaya AKARSU, Nurşim DEMİR, Yıldıral AKINCI, Erdoğan GÖZE, Ayşe AKINSAL, Değer İMSEL, Orhan ARAL, Erol KARDESECİ, Mehmet ATAY, Gönül ORBEY, İstemi BETİL, Nihal TÜRKMEN, Muammer ÇIPA, Baykal SARAN, Günaydın YALTRAK

HÜZZAM

GÜNER SÜMER VE “Tek Kadın İçin Çok Sesli Oyun”u:

Güner Sümer 1936’da Nallıhan’da doğdu. 27 Nisan 1977’de Ankara’da öldü. Kısa ömründe şair, öykü ve oyun yazarı, çevirmen, oyuncu, yönetmen olarak ürünler verdi. Ankara Hukuk Fakültesi’ndeki öğrenimini tamamlamadan 1960’da Paris’e gidip Charles Dullin’in okulunda tiyatro öğrenimi gören Sümer, Barrault, Vilar, Georges Wilson gibi ustaların yanında çırak olarak çalıştı. Sonra Asaf Çiğiltepe’nin İstanbul’da kurduğu Arena Tiyatrosu’na katıldı., ardından Çiğiltepe’nin ölümünden sonra (1967) AST’ı yönetti. İlk oyunu YARIN CUMARTESİ 1961’de İstanbul’da Site Tiyatrosunda Kenterlerce sahnelendi. Yöneten Lütfi Akad’dı. İkinci oyunu BOZUK DÜZEN’i 1965’de Muhsin Ertuğrul döneminde, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda kendi sahneye koydu. Ardından Haldun Dormen oyunu sinemaya uyguladı. 12 Mart olaylarından sonra yeniden Paris’e giden Sümer, HÜZZAM’ı 9 Nisan 1972 günü Paris’te yazmaya başladı ve 31 Ağustos 1972’de Alanya’nın Yeşilköy’ünde ablası Adalet Ağaoğlu’nun evinde tamamladı. HÜZZAM’la önce Yıldız Kenter, sonra Ayla Algan, daha sonra Nisa Serezli ilgilendi ama oyun bir türlü sahnelenemedi. Sümer’in ölümünden altı yıl sonra, Adalet Ağaoğlu, kardeşinin tüm yapıtlarının iki cilt olarak yayımlanmasını sağladı. (Ada Yayınları, 1983) Dört oyunu kapsayan ikinci ciltte HÜZZAM da vardı. O sırada İstanbul Devlet Tiyatrosu’ndan sorumlu olan Can Gürzap oyunu okur okumaz 1983-84 mevsimi repertuarına aldı ve HÜZZAM’ın yazılışından on bir yıl sonra sahnede görülmesini sağladı. Başrolü Tomris Oğuzalp canlandırdı. Yönetmen Serpil Tamur’du. Aynı mevsim oyun Ankara Devlet Tiyatrosu repertuarına da girdi ve İstanbul’un yanı sıra sahnelendi. Ankara’da Olcay Poyraz’ın yönettiği HÜZZAM’ı Maral Üner canlandırıyordu. 1984’ten 1989’a başkentin Oda Tiyatrosu’nda beş yıl aralıksız olarak sahnelenen HÜZZAM, üç yıl sonra yeniden repertuara girdi ve geçen Mart ayında Kadınlar Haftası etkinlikleri nedeniyle birkaç temsil için İstanbul’un Oda Tiyatrosu’na gönderildi. Orada nihayet HÜZZAM’ı ve Maral Üner’in bu roldeki gerçekten olağanüstü başarısını izlemek ve alkışlamak fırsatını buldum. Coşturucu, baş döndürüc bir olaydı bu. TUNÇ YALMAN

Atilla Sav’ın bir eleştirisinden:

“HÜZZAM- Hakkı Paşa’nın torunu Mahpeyker Hanım’ın yaşantısı, Osmanlı İmparatorluğundan Cumhuriyet’e; Cumhuriyetin gelişiminde de hızla kentleşmeye, sanayileşmeye doğru giden toplumsal değişmeye ayak uyduramayanların dramı oluyor... “Hüzzam” Türk musikisinde “koyu hüzünlü bir makam”. Güner Sümer oyununa bu adı koyarken, oyuna destek müziği olarak udla yapılan bir Hüzzam taksimini seçerken, toplum-birey çatışmasındaki hüznü oyuna sindirmek istediği açık... Bireyin değişmesindeki güçlükle, toplumun değişmesindeki hızlılığın çatışmasından doğan bu hüzün salt duygusal değil. Bu uyumsuzluk, toplumun acımasızlığı ve duygusuzluğundan değil. Toplumsal değişmenin duygusu, acıması yoktur. Bu oluşum gerçektir, nesneldir. Mahpeyker’leri anlasak, sevsek, duygudaşlığa erişsek de, onlar için bir şey yapamayız...

Geleceğe doğru şimdiki zamanı iyi anlayan, ona ayak uyduran ayakta kalır; ayak uyduramayan düşer, ezilir...(Yönetmen) Olcay Poyraz’la Maral Üner elele verip Mahpeyker’i sahnede en iyi biçimde yorumlayıp, dramını yaşatıyorlar.” (Milliyet Sanat- 1 Şubat 1985)

Prof. Dr. Sevda Şener’in “Güner Sümer’in Oyunları” başlıklı önsözünden: “Yılların yoksulluğa düşürdüğü bir eski İstanbul paşasının torunu olan Mahpeyker, hem toplumdaki değişimin kurbanı olarak acınacak bir insan, hem kendi bireyciliği içinde çevresini, koşullarını tanımamakta direnen ve bu yüzden eleştirilmesi gereken bir soylu kalıntısıdır. Mahpeyker geçmiş günlerini anılarında yaşarken nazlı, ince bir genç kız olur. Şimdiki zamana dönüldüğünde ise kaba, saldırgan, hatta küfürbaz bir kadındır... Olayın kurgulanmasında da aynı ikili yöntem uygulanmış, Mahpeyker’in öyküsü hem ileriye, hem geriye doğru geliştirilmiştir. Geleceğin geçmiş, geçmişin gelecek açısından değerlendirilmesi... Onun ve onun gibileri eleştirel olarak değerlendirmemizi sağlar.” (GÜNER SÜMER- Toplu Eserleri 2)

Haldun Dormen’den: Türkiye’deki her sanatseverin Maral Üner adlı bir olağanüstü oyuncuyu HÜZZAM adlı oyunda izlemesi gerekir. O İstanbul’a gelemiyorsa, sırf bu oyunu görmek için bir bilet alıp Ankara’ya gitmeye değer.” (Güneş- 4 Mayıs 1990)

Yukarı